Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol fatih altaylı'nın yazıları, fatih altaylı köşe yazısı, fatih altaylı spor yazıları, fatih altaylı'dan futbol yazısı - Futbol Haberleri

        Fatih ALTAYLI / KÖŞEBAŞI / HT GAZETE

        “Mesela Şehzade Ömer Faruk Efendi, 5 yıl Fenerbahçe Başkanlığı yaptı. 1919’dan, sürgüne gönderildiği 1924’e kadar. Galatasaraylıdır. Hamid Hüsnü Bey mesela. Galatasaray yöneticisidir. Fenerbahçe’ye geçmiştir.”

        Duygun başkanın hafta içi yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. Öncelikle “Fenerbahçe’yi, Galatasaraylılar kurdu” açıklaması için ne diyeceksiniz?

        Bunu ilk söyleyen Duygun Yarsuvat değil. Ayrıca bu uydurma da değil. Fenerbahçe’yi kuranlar arasında Galatasaraylılar’ın olduğu bir tarihi gerçek. Fenerbahçe kurulmadan önce Fenerbahçeliler olamayacağına göre de spor seven birilerin kurması lazım. Ya Beşiktaşlılar kuracaktı ya da Galatasaraylılar. Bunu tarihi belgeleriyle ilk olarak ciddi biçimde yayınlayanlar arasında Murat Bardakçı var. Bardakçı yaklaşık 7-8 yıl evvel televizyonda bunu anlattı. Tanıklarıyla. Ayrıca Fenerbahçe Kulübü’nün ilk dönem yöneticileri arasında pek çok Galatasaraylı vardı. Kimi Galatasaray Kulübü’nde spor yapmış, kimi Galatasaray Lisesi mezunu pek çok isim. Mesela Şehzade Ömer Faruk Efendi, 5 yıl Fenerbahçe Başkanlığı yaptı. 1919’dan, sürgüne gönderildiği 1924’e kadar. Galatasaraylıdır. Hamid Hüsnü Bey mesela. Galatasaray yöneticisidir. Fenerbahçe’ye geçmiştir.

        F.BAHÇELİLER’İN BİLE ÇOĞU BİLMEZ!

        İlginç olan ise bana göre şu nokta. Galatasaray’ın kurucusunun Ali Sami Yen Bey olduğunu herkes bilir de, Fenerbahçe’nin kurucusunun kim olduğunu nedense Fenerbahçeliler’in bile pek çoğu bilmez. Nurizade Ziya Songülen desem acaba kaç Fenerbahçeli tanır.

        Fenerbahçe’nin kurucularının arasında Galatasaraylılar’ın da olduğu gerçeğini bugünün mantığı ile düşünmemek lazım. O gün için bugünkü gibi bir rekabet söz konusu değil ki! Sporsever Türk gençleri çeşitli kulüpler kuruyorlar. Ne bileyim mesela Güneş Kulübü yaşayıp, bugün bu rekabetin bir parçası olsaydı onu da Galatasaraylılar kurmuştu diyecektik bugün.

        BEN OLSAM BEN DE ALKIŞLARIM

        Hamza Hoca şampiyonu alkışlama konusunda geçen sene örnek olmuştu. “Şampiyon olursam aynı alkışı ben de beklerim” diyor. Alkışlanma konusunda sizin düşünceleriniz?

        Hamza Hoca gibi düşünüyorum. Ancak bu yolla, Ülker gibi grupların futboldan kaçmaması sağlanır. Fenerbahçe, bu fırsatı tepti hem de ne tepmek. Galatasaray, böyle bir fırsat bulursa tepmemeli. Fenerbahçe, Ali Sami Yen’de şampiyon olursa alkışlamalı. Bir yerden başlamak lazım, birinin başlaması lazım. Fenerbahçe başlamadıysa Galatasaray başlatsın. Ben Galatasaray’a başkan olsam ve böyle bir maç olsa, sahaya iner tebrik ederim. Hep söylerim herkes kendine yakışanı yapar diye.

        Hamza Hoca’ya sürekli “Kadıköy’de galip gelebilecek misiniz?” sorusu soruluyor. Sizce Hamza Hoca başarabilir mi?

        Vallahi ne bakla falı bakabiliyorum, ne de kahve falı. Gaiple de bir ilişkim yok. Ne bileyim başarır mı başaramaz mı! İnşallah başarır diyebilirim bir Galatasaraylı olarak.

        NE TRANSFERi ELDEKiLER GiTMiYOR

        Galatasaray’da stoper sıkıntısı var. Chedjou Afrika Kupası’na gitti. Semih sakatlandı. Gökhan Zan olayı ise tam bir kriz. Acil transfer gerekiyor mu?

        Semih daha önce de sakatlandı. Melo ve Gökhan Zan o pozisyonda oynadılar. Yine oynarlar. Galatasaray elindekilerden kurtulmak isterken daha ne transferi.

        Galatasaray yeni yönetiminin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Sanki bütün yük Albayrak’ın üstüne kalmış gibi duruyor, sizce de öyle mi?

        Katiyen öyle değil. Kısa dönemli bir yönetim olduğu için herkes canla başla çalışıyor. Son derece başarılı bir ekip çalışması yürütüyorlar. Abdurrahim hem futbol şubesindeki pozisyonu, hem de kişiliği nedeniyle daha ön planda olabilir ama yönetim kurulunun mayıs ayına kadar görevde kalacak olması nedeniyle çok uyumlu bir çalışma içinde olduğunu söyleyebilirim.

        Galatasaray basketbol takımı, Belgrad’da önemli işler yaptı. İnanılmaz güvenlik önlemleri alındı. İkinci maçta ise aynı önlemler alınacak. Sırplar’ın Ergin Ataman’a gösterdiği tepkiye ne diyorsunuz?

        Maçın kazasız belasız bitmesi mutluluk vericidir. Ne diyeyim Allah aşkına.

        G.SARAY VE F.BAHÇE’NİN ÇIKARLARI ORTAKTIR

        Ekonomi servisi, Fenerbahçe’yi örnek alarak tüm kulüplerin içinde bulunduğu ekonomik durumu masaya yatırdı. Durum oldukça vahim. UEFA tehlikesi kapıda. Sizce ne yapılmalı?

        Her röportajda söylüyorum bunu. Kurallar belli. Futbol gelirleri futbolda kalmalı, futbola harcanmalı. Hiçbir geliri olmayan amatör veya yarı amatör branşlara bu denli yatırım yapılmamalı. Bu branşlar da kendi içlerinde gerekirse şirketleşmeli ve kar zarar hesabına göre yönetilmeli. Futbolda saha içi rekabet saha dışında gelir arttırıcı işbirliklerine engel olmamalı. Hatırlarsanız ikinci başkanlığım döneminde Galatasaray Yönetim Kurulu olarak, Fenerbahçe’ye ziyarette bulunmuştuk. Amacım gelirler tarafında ortak hareket edecek platformları bulabilmekti. Olmadı. İnşallah bir gün olur. Galatasaray ile Fenerbahçe’nin çıkarları ortaktır. Bunu anlamaları lazım. Hatta Beşiktaş’ın da.

        F.BAHÇELİLER’İ KISKANIYORUM

        Fenerbahçe’nin davası yeniden başladı. İkinci celse nisan ayında. Bu dava nereye kadar gider, ne olur?

        Bana ısrarla her hafta bunu soruyorsunuz ben de ısrarla buna “Adalet yerini bulur inşallah” yanıtını veriyorum. Ne diyeyim arkadaşlar. Hakim, dava vekili miyim? Şike mike var mıdır yok mudur bilmem ama Fenerbahçeliler’in duruşuna saygıyla bakıyorum. Hatta kıskançlıkla. Türkiye, Fenerbahçeliler kadar dik duramadı.

        HANGİ SAYGIN FİRMA KAVGA ORTAMINDA KALMAK İSTER!

        Bu haftanın en ilgi çeken olayı Murat Ülker’in Habertürk’te çıkan açıklaması. Yani TFF sponsorluğundan çekilme kararı. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Sponsorlar çekilmekte haklı mı?

        Murat Ülker’e kim haksız diyebilir! Murat Bey’le daha önce bir karşılaşmamızda bu konuyu ayaküstü konuşmuştuk. Benim için sürpriz olmadı. Hangi saygın firma sürekli bir kavga ortamında, giderek izleyicisi düşen bir etkinliğin içinde marka olarak yer almak ister? Bugün Ülker, yarın diğerleri... Futbolda bu tavır sürdükçe herkes teker teker çekilir. Naklen yayın ihalesini bekleyin asıl siz. Bakın bakalım bundan sonraki ihalede geçen ihalede verilen paralar verilebilecek mi? İki nedenden dolayı verilemeyecek: Futbol camiası el birliği ile futbolun değerini düşürdüğü için ve artık rekabet şartları kalmadığı için. Digitürk bugün kamu otoritesinin kontrolünde. Büyük olasılıkla Digitürk ihaleye girmeyerek ve Türk Telekom bu işi çok daha ucuz bir fiyatla alacak.

        Sponsorların çekilmemesi için TFF acil olarak ne gibi çözümler üretmeli?

        Burada Türkiye Futbol Federasyonu’nun bir çözüm üretme kapasitesi yok. Sorunun kaynağı federasyon. Sadece bu federasyon değil, yıllardır süregiden federasyonların mantalitesi. Futbol camiası ve futbol basını. Düzeysiz televizyon programları ile futbol utanç verici bir hale getirilirse, şike soruşturmaları ve davaları uzatılır ve güvenilir olmaktan çıkarılırsa, yönetimler bu denli kavga ederse, camialar bu denli düşmanlaşırsa kimse tek başına bir çözüm üretemez.

        BU KAVGA SÜRER

        Fenerbahçe ile Trabzonspor arasındaki ezeli düşmanlık konusunda ne düşünüyorsunuz? Ne yazık ki bu iş artık sonsuza dek sürecek gibi duruyor. Ne yapılmalı?

        Sadece beni değil, sporu seven herkesi rahatsız ediyor. Yapılacak bir şey yok. Bu yönetimler kaldığı sürece bu kavga sürer. Tabii her iki tarafa da mavi boncuk veren siyasetçilerin de bu kavganın tırmanmasında büyük payı var.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ